Burundi Uçak Bileti Sorgulama

Burundi için uçak bileti sorgulama işlemlerinizi yukarıdaki sorgulama alanından yapabilirsiniz.

Burundi Hakkında Bilgiler

Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır.

Nüfusunun %85'i Hutulardan, %14'ü Tutsilerden oluşur. Küçük bir kısmı Twa (Pigme) ve birkaç bin Avrupalı ve Güneydoğu Asyalıdır.

1993 yılında başlayan iç savaş 2005 yılına kadar sürmüştür. Ülkenin adı, komşu ülke Ruanda'da 1994'te dünyanın gözü önünde gerçekleşen etnik savaşlar yüzünden çok duyulmuştur ve bu savaşta 1 milyon kadar insan öldürülmüştür (Büyük çoğunluğu Tutsi, daha az bir kısmı Hutu). Katliamın nedenlerine ilişkin düşüncelerden biri, Hutuların Bantu kökenli, Tutsilerin ise Hami ırktan olduğunun iddia edilmesi ve bu farklılığın bir etnik nefret sebebi yapılmasıdır.

Ülkede dinî inanç oranı: Hıristiyan %67 (Roma Katolikleri %62, Protestanlar %5), yerel inançlar %23, Müslüman %10'dur.

Tarihi


Burundi, sömürge yönetimlerinden önce, 17. yüzyıl'dan itibaren Afrika Kıtası'nın Göller Bölgesi'nde, kendi halinde krallıkla yönetilen, kendisine ait gelenek ve yönetim yapısı olan bir ülkedir. Sömürge yönetimlerinden önce çok sınırlı da olsa Nil nehri'ni takip ederek Tanzanya, Uganda üzerinden gelen Müslüman gezginlerle temasları olmuştur.

Burundi, Batı Afrika bölgesinde olduğunun tersine, ancak 1800'lü yıllarda sömürge ülkeleri ile karşılaşmıştır. Sömürge ülkelerinin geç gelmesinin nedeni ise bu bölgeye karayolu ile ulaşmanın imkansız ve verimsiz olmasıdır. Ancak 1870 yılında bir Alman gezgin Tanganyika Gölü'nü takip ederek ilk defa Burundi’ye ulaşmıştır. Burundi'de o zamanlar bir krallığın olduğunu ve kralın yanında müslüman cemaati temsil eden bir temsilcinin bulunduğunu ifade etmektedir. Bundan sonra, Afrika'nın sömürgeleştirilmesinde geç kalan Almanlar 1890 yıllarında yine Tanganyika gölünü izleyerek Burundi'ye ulaşmışlardır. İlk başlarda Almanlara karşı direnen Burundi Kralı Mwami Mwezi Gisabo, 6 Haziran 1903 yılında Almanlarla anlaşma imzalayarak Almanya'nın bir anlamda sömürgesi olmayı kabul etmiştir.

1. Dünya Savaşı'nda Almanlar'ın yenik düşmesi üzerine 1919 yılında Versailles Konferansı'nda Milletler Cemiyeti kabulü ile Burundi Belçika'nın sömürgesi olmuştur. Zira o dönemde Burundi'nin doğusunda olan Zaire de Belçika'nın sömürgesi altında bulunmaktaydı. Belçika aynı dili konuşan ve aynı ırktan gelen Ruanda ve Burundi'yi Ruanda-Urundi adıyla tek bir yönetim altında birleştirmiştir. Belçika yönetimi, bu dönemde, Burundi'de yaşayan grupları Hutu, Tutsi ve Twa(pigme) olarak üç ayrı etnik yapıya ayırmıştır. Ancak Belçika'nın bu ayrımı, Burundi ve Rwanda da öteden beri var olan etnik gruplara verilen kimlik kartlarında bunu belirtmekten başka bir şey değildir. Belçika yönetimi hutu ve tutsi ayrımının yapılmasında tarihsel ve kültürel arka plana baktıkları gibi, tereddütte kalınan durumlarda yerli insanların fiziki özellikleri ve üretim faaliyetlerine bakarak da hutu ve tutsi ayrımı yapmışlardır. Örneğin, hayvancılıkla uğraşan ve o zaman birkaç ineği olan yerli halk Tutsi, Tarım ve toprakla uğraşan yerli insanlar da Hutu olarak nitelendirilmişlerdir. Böyle bir ayrımla, daha eğitimli veya eğitilebilir olarak kabul ettikleri Tutsileri idari, eğitim ve dini kademelere getirirken, geniş kitle olan Hutuları ise yönetimden uzak tutmuş ve kendi kaderleri ile başbaşa bırakmıştır. İlk başlarda kimlik kartları ile resmi olarak hutu ve tutsi olarak ayrılan toplumda, hutular böyle bir ayrımın yapılmasına karşı çıkmışlardır. Sonraki yıllarda (1950li yıllar), Belçika yönetimi, toplumun hutu ve tutsi olarak ayrılmasının doğru olmadığını, hutulara haksızlık yapıldığını ileri sürerek ve etnik bir çatışmaya meydan vermemek amacıyla, nüfus cüzdanlarındaki hutu ve tutsi ibarelerini kaldırmaya çalışmıştır. Ancak, çoğunlukta olan ve senelerce Tutsiler tarafından horlanıp ezildiğini iddia eden Hutular, kendi kimliklerinden vazgeçmeyeceklerini belirterek bu girişimi engellemiştir.

Diğer yandan, Burundi'de, kralların hutu veya Tutsi grubuna ait olup olmadığı tartışılmaktadır. Burundi literatüründe, eski kralların Hutu orijinli olduğu ancak çevresindeki ordu ve hizmetçilerin Tutsi olduğu, yine kralın eşlerinin Tutsi etnik grubundan olduğu ileri sürülmektedir.

Afrika'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi Burundi de 1960 yılında Belçika'dan ayrılarak meşruti bir krallık olarak bağımsızlığını ilan etmiştir. 1964 yılında ise krallıktan cumhuriyet rejimine geçmiştir. Bağımsızlığından hemen sonra 2000 yılına kadar Hutu ve Tutsiler arasında amansız ve kanlı çatışmalar ve katliamlar yaşanmıştır. Esasında, bu çatışmaların en önemli nedeni, Belçika yönetiminin azınlıkta olan Tutsileri yönetime getirmeleri ve çoğunlukta olan ve tarihi süreç içerisinde Tutsilerle birlikte yönetimi paylaşmış olan Hutuları yönetim, eğitim ve din alanlarından tamamen dışlaması olmuştur. Daha sonraki yıllarda bağımsızlık yanlısı olan Tutsiler'e karşı bu sefer de çoğunlukta olan Hutuları destekleyen Belçika ülkedeki etnik çatışmanın daha da artmasına neden olduğu söylenilmektedir.

Hutu ve Tutsi kabileleri Savaşı

Hem Hutular, hem de Tutsiler Kirundi denilen ortak bir dili kullanmaktadır. Ayrıca, fiziksel olarak kimin Hutu kimin Tutsi olduğunu tespit etmek güçtür. Bununla birlikte, daha eğitimli oldukları iddia edilen Tutsilerin nüfusun ancak %15'ini oluşturmalarına rağmen geçmişte ülke yöteniminde ve askeri yapı içerisinde daha fazla söz sahibi olmalarından kaynaklanmıştır. krallık yönetiminde Cumhuriyete geçişte nüfusun çoğunluğu Hutu olması nedeniyle seçilen Hutu kökenli Cumhurbaşkanı etkin ve zengin olan Tutsi ler tarafından kabullenilememiş ve süikastle öldürülmüştür. Ondan sonra gelen cumhurbaşkanı da (Tutsi kökeninden) Hutular tarafından öldürülünce iki kabile arasındaki gerilim artmış ve iki taraftan da toplu kıyımlar meydana gelmiştir. 2000 yılında Tanzanya'da Afrika Birliğinin girişimiyle taraflar (Hutu-Tutsi)bir araya getirilerek anlaşma sağlanmıştır. Bu anlaşmaya göre, iktidar Hutu ve Tutsiler arasında oransal olarak paylaştırılmıştır. Hükümet üyelerinin en az %40 ının Hutu kökenli olması (Genel nüfus içerisinde %14), Cumhurbaşkanının Hutu kökenli olması durumunda 1. Cumhurbaşkanı Yrdımcısının Tutsi kökenli olması gibi dengeleyici şartlar getirilmiştir.

Coğrafya


Orta Afrika'da, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doğusunda yer almaktadır.Demokratik Kongo Cumhuriyeti 233 km, Rvanda 290 km, Tanzanya 451 km boyunca kara sınırı bulunmaktadır.Ülkede Ekvator iklimi etkili olmaktadır.Tepelik ve dağlık araziye sahiptir, doğuya gidildikçe dağların yerini yaylalara bıraktığı görülmektedir.En yüksek noktası: Heha Dağı 2,670 m'dir.Nikel, uranyum, nadir oksitler, bataklık kömürü, kobalt, bakır, platin, vanadyum gibi doğal kaynaklar bulunmaktadır.Ülkede etkili olan iki büyük coğrafi olay seller ve kuraklıktır.

Ekonomi


Burundi; kara ile çevrili, zayıf imalat sektörü ve fakir kaynakları olan bir ülkedir. Nüfusun büyük bölümü tarımla uğraşır. Ekonomik iyileşmenin dayanağı dış kazancın %80'ini oluşturan kahvedir. Ekim 1993'ten beri, belki 250.000 kişinin ölümü ve 800.000'inin yurdundan edilmesiyle sonuçlanan etnik kökenli büyük şiddetten dolayı ulus büyük acılar çekmiştir. Yiyecek, ilaç ve elektrik stokları yetersiz kalmıştır.

Siyasî Yapı ve Kamu Yönetimi

Ülke anayasası çok kazuistik bir yöntemle hazırlanmıştır. Burundi de mevcut kabile savaşları nedeniyle kamu yönetimi ve siyasi yapıda kabilelerin ne kadar yer alacağı anayasada belirtilmiştir. Anayasaya göre cumhurbaşkan yardımcılarından biri Hutu kabilesinden digeri ise Tutsi kabilesinden olmak zorundadır. Kamu yönetiminin ise %60 ını Hutu lar %40 ise Tutsilerin oluşturacağı anayasada yer almaktadır.

Parlemento

Genel seçim esaslarına göre seçilen milletvekillerinin oluşturduğu parlemento ile bölgeleri ve oranlarına göre Hutu ve Tutsileri temsil eden bir senatoları bulunmaktadır.